| Ankara’nın yaşam ‘yol’u: Yerel seçimler |
|
| Burçak Karaman Uysal tarafından yazıldı |
| Pazar, 19 Ekim 2008 11:26 |
|
Radikal İki Başkent Ankara, ulaşımdan sağlıklı içme ve kullanma suyuna, ‘çöp’ sorunundan kanalizasyona, hava kirliliğinden kentsel dönüşüm politikalarına kadar yıllardır bir anlamda ‘karanlığa’ teslim edilmiş durumda 18. yüzyılda, sanayi “devrimi”nin ağır sonuçları ile yüzyüze kalan İngiltere’de hızla büyüyen ve kalabalıklaşan kentlerde sağlıklı konutlara, temiz içme ve kullanma suyuna, kanalizasyon sistemi gibi altyapı olanaklarına erişim olmaması verem, kolera, tifo, dizanteri gibi hastalıkları kaçınılmaz kılıyordu. Mikropların tanınmaması, hastalıkların nedeninin anlaşılmaması, halk sağlığının korunması ve iyileştirilmesine yönelik yetersizlikler yüzünden, sağlıksız yaşam koşulları ve erken ölümler “olağan” kabul ediliyordu. 1800’lü yılların başında daha da ağırlaşan ve kötüleşen durum “Büyük kolera salgını” olarak bilinen ve değişik kentlere yayılan salgınlara neden oldu. 1848’de 62 bin Britanyalının öldüğü salgınlarda, hükümetler halk sağlığı ile ilgili konularda sorumluluk almak istememiş, o dönemde insanlığın başa çıkmakta çaresiz kaldığı kolera salgını konusunda çözüm her kentin “kent kurulu”na bırakılmıştı. 1800’lerin İngiltere’sinde yerel “Dudley Sağlık Kurulu”nun (Dudley Board of Health) kolera salgını ile ilgili halka yaptığı bir duyuruya rastlıyoruz: “Kolera (Cholera): Koleradan ölenlerin en geç Pazar gününe kadar St. Thomas ya da Edmund’s Mezarlıklarına gömülmesi gerekiyor. Daha sonra koleradan ölecekler ise Nethertor Kilise Mezarlığına gömülmelidir”.
Bugün başkent Ankara, ulaşımdan sağlıklı içme ve kullanma suyuna, “çöp” sorunundan kanalizasyona, hava kirliliğinden kentsel dönüşüm politikalarına kadar yıllardır bir anlamda “karanlığa” teslim edilmiş durumda. Kentsel yaşam koşullarının iyileştirilmesi ya da geliştirilmesi bir yana asgari altyapı hizmetlerindeki sorunlara getirilen “çözümler”, ne yazık ki 19. yüzyıl örneğinden daha az “aciz” ya da daha az “gülünç” değil! Ancak bu durumu “normalleştirmeye”, “olağanlaştırmaya” çalışan “yönetim” anlayışına bugün sadece “şaşmak” ve yaptıklarını “gülünç” bulmak yetmez... Hatta artık “gülüp geçilemeyeceği” koca bir gerçek!
Kuraklık, yetersiz kaynaklar, korunmayan su varlıkları, Gerede havzası ile Kızılırmak suyundan temin arasına sıkışan yanlış kararlar, hatalı yatırımlar, boşa harcanan kamu kaynakları, kayıp kaçakların önlenmesindeki yetersizlikler ve arsenik tartışmaları ile son yıllarda Ankaralıların gündeminden bir türlü çıkmayan “su”yumuz, tüm bunlar yetmezmiş gibi her iki analiz sonucuna göre, ne yazık ki artık bakteriyolojik olarak da çok ciddi riskler taşıyor. İçmek ve kullanmak için “sağlıklı ve temiz su”ya erişim hakkımızın tamamen elimizden alındığını gösteren bu verilerde yoğunlukla rastlananlar ise, toplam koliform, fekal koliform ve e.coli! ODTÜ Kimya bölümü tarafından 23 Temmuz 2008 tarihinde Ankara’nın 24 semtinden alınan örneklerden 19’unda toplam koliforma, 2’sinde ise fekal koliforma rastlandı. Toplam koliforma rastlanan 19 semtten 6’sında (Gazi Osman Paşa, Kızılay, K. Esat, Etlik, Mamak, Keçiören) “yoğun üreme” gözlendiği, toplam koliformun “sayılamayacak kadar çok olduğundan ölçülemediği” raporda açıkça ifade edildi. Yine Ankara Valiliği Sağlık Müdürlüğü Gıda ve Çevre Kontrol Şube Müdürlüğü, su numunelerinin farklı noktalarda “yapılan analizler sonucunda bakteriyolojik ve kimyasal yönden ilgili yönetmeliğe uygun olmadığı”nı rapor etti, koliform ve e.coli ile ilgili korkunç rakamlar belirledi.
İçme ve kullanma suyunda “toplam koliform, fekal koliform ve e.coli”ye bu yoğunlukta rastlamanın ne demek olduğunun ve sonuçlarının ne olacağının cevabı ise malumunuzdur. En basit ifadesi ile total ve fekal koliform, e.coli varlığı, hayvan ve insan dışkısıyla kirlenme anlamına gelir. Böylesi bir kirlenme, gerekli önlemler alınmadığı takdirde büyük çevre ve halk sağlığı sorunlarına, büyük salgın tehlikelerine yol açabilecektir. Kalın harflerle yazıyorum bunları ki, duyanlar duymayanlara anlatsın, bilenler bilmeyenlere... Unutanlar hatırlasın! Bilip de kulağının üstüne yatanlar, görüp de görmezlikten gelenler çok geç olmadan silkinip uyansın! Ankaralılar için bugün, 2000’li yıllarda ‘Karşıyaka Mezarlığı’nın güney cephesi mi, kuzey cephesi mi, yoksa Cebeci mi?’ seçeneklerinden başka bir yaşam “yol”u mutlaka olmalı, bunu hayata geçirecek bir “sol” seçeneği yaratmanın da şimdi tam zamanı!
Güler, Ç. 'Çevre Mühendisliği ve Halk Sağlığı", Yazıt Y., 24-2008, Ankara Güler, Ç. ‘Çevre Kronolojisi’-1, Yazıt Y., 2008, Ankara Güler, Ç. ‘İçmesuyundaki Kirletici Etkenler ve Halk Sağlığı’, Çevre ve Mühendis, 28-2007, Ankara ODTÜ Çevre Mühendisliği Bölümü, Ankara İçmesuyu Hakkında K.D.-2, Eylül 2008, Ankara Sağlık Bakanlığı Ankara İl Halk Sağlığı Laboratuar Md. Analiz Sonuçları, Temmuz 2008, Ankara Vaizoğlu S., Sevencan F., Temel F. ‘Sağlıkta Büyük Uyanış Edwin Chadwick’, Yazıt Y., 2008, Ankara The Turkish baths and the story of cleanliness, hygiene and sanitary reform in Victorian London, http://sas.planetthesims.gamespy.com/CulturalHF/TheTurkishBaths/ |