Increase font size Decrease font size Default font size
    default color green color blue color
Member Area
Konumunuz:
YEREL YÖNETİM TERCİHİMİZ NEDİR ? PDF Yazdır ePosta
Perşembe, 25 Mart 2004 00:00

Uzun yıllardır, çalışanların ve yurttaşların ekonomik, sosyal ve siyasal haklarının birer birer alındığı, sonuçları daha fazla işsizlik, daha fazla yoksulluk olan bir süreç yaşıyoruz. Bu süreç, kentleri göç ve işsizlik sarmalında adaletsizliğin ve eşitsizliğin mekanları haline getiriyor. Bir yanda yoksulluk içinde kentliler, diğer yanda kentten uzakta güvenlikli sitelerde yaşayan kentliler, çıplak bir gerçeklik olarak karşımızda duruyor.


Öte yandan sözünü ettiğimiz gerçeklik yaygınlaştıkça, kentli olmanın getirdiği, kendi ve yaşadığı yerin geleceğini belirleme, kısacası yurttaş olabilmenin ortadan kalkmasını gündeme getiriyor. Son 10 yılın sosyal ve siyasal bir gerçeği olarak süregiden bu ideolojinin kent yönetimi pratiğinde bu tehlikeyi bir olasılık olmanın ötesine taşıdığını, yakın bir zamanda Kızılay’ın yaya trafiğine kapatılması sürecinde yoksul kesimlerden insan taşınarak, en temel insan hakkının anket konusu edilmesinden biliyoruz. Bu durum, düşünen yurttaş olma hakkının, bilinçsiz ve kitlesel olarak tek kişiye devredilmesidir. Ve önümüzdeki dönemin en büyük tehlikesidir.

Önümüzdeki yerel seçimlerin bu anlamda kritik bir önemi olup, burada iki tercih söz konusudur. Birinci anlayış, yoksullara yardım altında, insanları bağımlı kılarak yoksulluğu devamlı kılan, planlama sonucu oluşturulan rantların belirli kişilere dağıtım aracı olarak kullanan, kentlileri müşteri ve sürü olarak gören yeni liberal kent yönetimidir. İkincisi ise, kentsel hizmetleri bir hak olarak tanımlayan, kentsel kaynakların planlanmasında toplumsal adaleti sağlayan, yoksulluğun kaynağını kurutacak politikalar geliştiren ve en önemlisi, kentlileri kendi geleceğine sahip çıkan yurttaşlar olarak gören halkçı bir kent yönetimidir.

Bu bakımdan, yerel seçim süreci ile gündeme gelen, “eşek üstüne binmiş Nasrettin Hoca tesislerinden” ya da “5000 yataklık otel projelerinden”, “ticaret komplekslerine”, “peluş hayvanat bahçelerine” dek uzanan projeleri nasıl bir kent yönetimi eksenine oturtmak gerekmektedir?

Biz, meslek odaları sendikalar ve sivil toplum örgütlerinin oluşturduğu Ankaram Platformu olarak, yaşadığımız kente ve geleceğimize özgürce yön vermek için uğraş veriyoruz. Ankara’yı yönetmeye aday olanları, nasıl bir kent yönetimi sorusuna yanıt vermeye çağırıyoruz. Yardımsever maskeli, neoliberal kent yönetimi anlayışına karşı, katılımcı, sosyal adaletçi, halkçı kent yönetimini savunuyor ve bu yönde güçlü bir alternatifle seçimlere gidilmesini, geleceği bilimin ve toplumsal dayanışmanın aydınlığında yaratma niyetinde olan adaylardan istiyoruz.

Ankaram platformu, siyasette bir ile birin toplamının iki etmediğini bilerek, ancak halkçı, sosyal adaletçi bir tavrın bir artı biri beş yapabileceğine işaret ederek, yurttaşlıktan, katılımcılıktan, sosyal adaletten, planlamadan, toplumsal dayanışmadan yana olanları, ortak bir yaklaşıma çağırmakta ve böyle bir oluşumu desteklemektedir.

ANKARAM PLATFORMU

 
Reklam

ETKİNLİK TAKVİMİ

« < Eylül 2010 > »
P P S Ç P C C
29 30 31 1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30 1 2

Bu Hafta

Olay yok